Kimsenin Ruhu Duymadan Dijital İstihbarat Nasıl Yapılır?

20. yüzyılın istihbaratçıları telefon kullanırlardı. İstihbaratını yapmak istedikleri kişi ya da kurumları tanıyabilecek kişileri arar, sorular sorarlardı. 21. yüzyılın başında kredi kayıt kuruluşları güçlendi ve tek merkezden sorgu yapabilmek mümkün hale geldi. Problem şu ki, kötü niyetli kişiler de bu istihbarat yöntemlerini öğrendiler ve kendi çözümlerini geliştirdiler. Bugün ise dijital ortamda bırakılan izler sayesinde çok daha farklı yaklaşımlar ile mevcut istihbarat kanallarını zenginleştirmek mümkün oluyor. Bu sayede hem daha fazla bilgiye erişiliyor; hem de bilgisayarların gücü kullanılarak aynı günde on binlerce kurum veya kişinin istihbaratı yapılabiliyor, istihbaratın ıskalanmasına veya gecikmesine fırsat verilmiyor. Yakalanamayacağını düşünen eski borçlular gazetelerde ve Ticari Sicil hareketleri içerisinde yakalanıyor. Websitesini 1 yıllık yenilemeye başlayan veya faturasını ödemeyen firmalar anında fark ediliyor. Ürünü veya markası ile ilgili olumsuz haber çıkan, fabrikasında grev olan kurumlar anında ilgili memurun ekranına düşüyor. İş ilanlarındaki anomaliler gün yüzüne çıkıyor. Tek başlarına masum görünen fakat bir zincir halinde yapıldığında tehlikeli olan statü tadilleri istihbaratçılara yol gösteriyor. Yukarıda bahsettiğim yeni nesil istihbarat uygulamaları son 2 yıldır Türkiye’de de uygulanmaya başlandı ve kurumlar uygulamanın ilk ayından itibaren sonuç almaya başladılar. Örneğin, dijital istihbarat çözümleri kullanan orta ölçekli yerli bir banka, borçlularının yeni menkul ve gayrimenkullerini bularak her ay yarım milyon TL’lik icra takibi açıyor. Bir başka kurum borç vermiş olduğu on binlerce kurumun anlık olarak dijital izlerini takip ediyor, risk oluştuğu anda ilk onun haberi oluyor. İster bireysel olsun, ister kurumsal; artık dijital ortamda pek çok iz bırakılıyor. Bu izleri iyi takip eden firmalar ise öne geçiyor, fark yaratıyor.

Ahmet Kocamaz
Yönetici Ortak